GEÇMİŞ ZAMANIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım
Bilinmesi Gerekenler

Dünyada çay kültürü 23/11/2008
 

Dünyada çay kültürü

İlk çay biraz keyif, biraz da tıbbi nedenlerle içilmiş,çay içerek zihni uyanık
tutmak, binbir derde deva özelliklerinden yararlanmak hep söz konusu edile
gelmiş. İşin güzel ve şaşırtıcı yanı ise, çayın sıcak bir içecek olmanın ötesine
geçmesiyle başlıyor. Önce Çinliler, daha sonra çayı onlardan altıncı yüzyılın
sonuna doğru aldıkları söylenen Japonlar, kendi dini ritüellerine ve eskiden
beri törensel olan yemek adabına uygun düşen bir çay içme töresini
geliştirmişler. Dünya üzerinde milyonlarca kişi gün boyu çay içerken bunu
sıradan bir iş gibi yaparken, Japonlar ve Çinliler, buna derin bir anlam
yüklüyor.
Avrupa'da 17. yüzyıldan beri bir keyif maddesi olarak bilinen çay, 19.yüzyılda
tüm Kuzey Denizi civarında, bir halk içeceği haline gelmiştir. Tüm dünyada,
toplumsal yaşamda oldukça önemli bir yer tutan çayı, hintliler süt ve şekerle,
Kuzey Afrikalılar yeşil çayı taze nane ile lezzetlendirirler. Çay kültürü her
ülkede farklı yorumlanmaktadır.
ÇİN

Çay, içecek sayılmadan önce uzun zaman ilaç olarak kullanıldı. Çin'de ilaç
dışında içecek olarak kullanılmaya başlandığı ilk dönemler 4. ve 5. yüzyıl
olmuştur. O zamanki çay çayın hazırlanmasına baktığımızda büyük farklılıklar
olduğunu görmekteyiz:

Yapraklar buhardan geçirilip, havanda ezildikten sonra bir kapta toplanır. İçine
pirinç, zencefil, tuz, portakal kabuğu, baharat, süt ve isteğe göre soğan
katılıp kaynatılır.'
Günümüzde bu adet Tibetliler ve bazı Moğol kabilelerinde devam etmektedir.
8. yüzyıl kaynaklarında Çinlilerin iyi bir çay yaprağını şöyle tanımladıklarını
görmekteyiz:
'Tatar atlılarının çizmeleri gibi kara, güçlü bir öküzün boynuzları gibi
kıvrımlı, tatlı bir meltemin dokunduğu göl kadar parlak'
Çinlilere göre çay, küçük fincanda soğumadan içilmeli ve hemen yenilenmelidir.
Hem rahatça içebilmek, hem de içerken içtiği çayı görerek manevi bir haza
kavuşmak için fincanların geniş ağızlı olanları tercih edilir.
Aynı yaprağı defalarca demleme olayı Çin'de yaygın olup, bunu bir sanata
dönüştürmüşlerdir.

JAPONYA

Çay, birçok diğer şey gibi Çin'den Japonya'ya taşınmış ama Japonlar çay tarihini
daha iyi belgelemiş, törenselliği derinleştirmiş ve onu da törensel yemek
kültürlerine uygun olarak kendilerine has bir çay içme töresi haline
getirmişlerdir.
Taoculuk, Budizm ve Zen'in felsefi, dini dünya anlayışıyla sıkı bir ilişki
içinde olan Japon çay töresinin başka bir eşi yoktur. Haz almaya değil, iç
dünyaya ilişkin bir ritüel olan Japon çay töresinde, Katolik ayinlerinde İsa'nın
kanını simgeleyen şaraptan daha önemli bir yeri vardır. Özel çay evlerinde
gerçekleştirilen bu törenin öncelikli görevi, konukları en uygun ve en zarif bir
biçimde ağırlamaktır.
Mükemmel bir çay hazırlamak için tek bir yol yoktur. Bir sanat eseri olarak çay,
en ince niteliklerini ustasının elinde gösterir. İyi ya da kötü resim olduğu
gibi iyi ya da kötü çay da vardır. Dünya da en kötü üç şeyden biri kötü
hazırlanarak mahvolan mükemmel bir çaydır.
Japonlar çaya bir sanat olarak bakarlar. Diğer sanatlarda olduğu gibi çay
sanatının da dönemleri ve ekolleri olmuştur. Kaynatma, Çırpma ve Demleme olmak
üzere başlıca üç dönemden söz edilebilir. Günümüzde son ekolün ağırlığı
hissedilmektedir.
Günlük kullanımda demli çay kullanılmakla beraber, çırpma metodu ile hazırlanan
toz çay her zaman çayların efendisi olarak kabul edilir.

İNGİLTERE

Çayla 17.yüzyılın sonunda sömürgesi Hindistan vasıtasıyla tanışan İngilizler
zamanla çayı yaşamlarının ayrılmaz bir parçası haline getirdiler. Çayın ilk
başlarda pahalı olması, yaygın bir içecek olmasını engelledi. Bu da çayı üst
düzey toplantılara özgü bir şölen, prenslere ve asillere ayrılmış bir hediye
haline getirdi.
İngilizler, Eraly Grey çayını tecih ederler. Bu yoğun kokulu çay, bergamut
esansı ile harmanlanarak hazırlanmaktadır. Bugün İngiltere de çat kapı gelen
birine konukseverliğin işareti olarak bir fincan çay sunulur. İkindi vakti olan
'Beş Çayı' olarak adlandırılıp, Dünya'ya da armağan edilen küçük çay daveti,
dostların bir araya gelmesi için düşünülmüş olup, Kral Edward döneminden beri
devam etmektedir.
Bu arada İngiltere Kraliçesi'nin çayının suyunu bütün gezilerinde yanında
taşıdığını biliyormuydunuz?


RUSYA

Rusya'da her öğün çay içilmesi bir gelenektir. Ruslar çaylarını semaverde
demlerler, beyazlatılmamış şeker ve limon suyu ilave ederek içerler. Gerçek bir
çay tiryakisi Rus çayına şeker atmaz, şekeri ağzına alarak çayını içer. Eski
kültürü yaşatanlar arasında, çaya şeker yerine bir çay kaşığı kaymak koyanların
yanısıra, Anadolu'nun kimi yörelerinde olduğu gibi ve çayı bazen bardak
altlığına dökerek içenlerde bulunmaktadır.
Çay, konuklara yanında marmelat ile sunulur. Konuk, daha fazla çay gelmesini
önlemek için bardağın altlığı bardağın üstüne konulur.


FRANSA

Fransız entelektüellerinin özel bir çay sevgisi vardır. Yaygın çay salonlarının
yanısıra, romantik isimlerin takıldıkları çeşitli çayların satıldığı küçük çay
dükkanı zincirleri vardır.
Fransız kültüründe çay, uzun süre demlenmeden, ince porselen bir fincanda ikram
edilir. Hafif içimli bir çayın yanında küçük bir çikolata, krokan veya pralin
ikram edilir.

Yorum Yaz

Yazı 17 / 62
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa
Ücretsiz Blog